28 Mart 2017 Salı

Bursa Yeşil'de Bir Eskici...



Bursa / Setbaşı / Heykel / Yeşil / Kültürpark
benim çocukluğumda en güzel anlarımı yaşadığım yerlerdi.

Eski halini çok özlemek ile beraber, zaman zaman gidip eskiyi hatırlamakla yetiniyorum.

Bursa'ya gelen hemen herkesinde uğradığı Yeşil semtinde göze gelen Camii, Külliye ve Türbe olsa da, etrafındaki eskiciler ve küçük mekanlar ile seyr'i sefası yadsınamaz güzellikte.

Minik bilgiler için; tıklayabilirsiniz. 

* * * * *

Eskitilmiş değil eskimiş ile ilgili bir sürü fotoğrafın olduğu bir post oldu.
Baştan söylemesi!































Yeşil Cami'nin sağ arasından salınınca, sağda gözünüze çarpacak!



Geçen arkadaşım benraif Bursa'ya beni ziyarete gelince, bizde mini bir Bursa gezisi ile bu ziyareti taçlandırdık. Pekte iyi oldu, bana da çok iyi geldi. :)

Hava soğuktu, ancak güneş selamını eksik etmedi.

Buradan şimdiye kadar neler aldım hatırlamıyorum lakin hatırladığım kadarıyla proje için kullandığım boynuzlar ve yeşil cam karafım buradandı.

Oradaki beyfendiciğimiz biraz parayı seviyor ancak iyi bir pazarlıkla, karlı çıkan siz oluyorsunuz. :)

Size tavsiyem, bütçeyi belirleyip içeriden tek ürünle değil birkaç ürünle çıkmak.

Ürün sayısı azalınca fiyatları artıyor çünkü. 



Herkese güzel bir hafta dilerim.
Eskici deneyimleri olan varsa,  şehir farketmeksizin paylaşabilirse mutlu olurum. :)



Read More

28 Şubat 2017 Salı

Sandalye Yenileme 2 / Chair Renovation 2




Hayatın hareketliliği, rutinin durağanlığı içinde gidip-gelince binbir emekle yaptıklarını dahi bazen paylaşmaya üşeniyorsun.

Blog olayı çok garip bir şey çünkü.
Yaptığın esas yönetim; bir elinde kerpeten diğer elinde boya fırçası olsa bile işin sonunda her şey bir bütün olmak zorunda.
Yazdığın her kelime-cümle, efendime söyleyeyim yırtık dondan çıkar gibi sırıtmasın diye;
kaç kez postlara başlayıp, üç saat yazdıktan sonra sildiğimi biliyorum.

Ancak en sevdiğim şu ki; şattadanak ve pattadanak konuya girmek. Daha açık ve anlaşılır olmak gerekirse; bodoslama Allah ne verdiyse ortadan dalmak.

Yoksa her post'a; kalbin kadar temiz beyaz sayfanda bana yer verdiğin ile başlar; silgimi çalmasaydın seni çok severdim ile bitirirdim.

 * * * *

1992'li-liliğimin verdiği olgunluk ile son yılda yaşadığım ve gözlemlediğim her şey; kendimde yeniden tanımlama algısını başlattı.
Eskisi gibi bakamama ve bolca susma ile eyleme dökülen hal ve tavrım;

Küçük insanlar için tam bir bulunmaz nimete dönüştü. :)
Sonuçta asıl kötülük içimizde biten, bizden alan-götüren bir kandırılmışlıktan ibaretti. 

* * * * *

Artık kesip, sandalyeye geçsek diyorum?


İlk gördüğümde vurulduğum, çevremdekilerin niçin vurulduğumu tabii ki anlamadığı bir projeydi.
Eve getirip, 
üstünü başını çıkardıktan sonra bir güzel keseledim kendisini.


Siz zımparalı halini bolca gördünüz zaten. Kendisini ceviz ahşap koruyucu ile vernikledikten sonra;



Eskici ganimetlerimden biri olan bavul ile kapladım.

Ne şanstır ki; kendisi enden tam olduğu için, sanki benim sandalyeye yapılan bir oturak gibiydi.
-Hayatta bazen 4 ayak üstüne düşebiliyorum çünkü.-





O an kabara bulamadığım için, heyecanıma yenik düşüp kırtasiye raptiyesi ile zımba tellerini sakladık.

-Vallahi çok güzel oldu. deyip, ayılıp bayıldık.-












*Örgü yastık kılıfını annemden,
*Pempe kılıf ise, Ankara Cepa Avm'deki H&M Home'dan. :)

Fotoğraf & Styling'i dostum @benraif ile yaptık. 

Benden bu haftalık bu kadar.

Hadi sevgi ile kalın.



Read More

30 Ocak 2017 Pazartesi

How to make marble table? / Mermer görünümünde yemek masası nasıl yapılır?




Bu yazının girişine 75 kez başlayıp, silip tekrar başladığıma göre, artık rutin akışında yazıma devam edebilirim.

Zaten pat pat diye yazınca ben tatmin olamıyorum. Çünkü bloggerlık =ruh hastalığı.

Teşekkürler.

Şimdi projeme dönüp, kafayı yemeye devam edebiliriz.




İşe ilk önce ayak kısmından başladım. Görselde 8 ayak olsa da, boyut düşünüldüğünde 12 ayak olmasına karar verdik. (Aslında ben verdim.)

İlk birkaç projem fazla eğmeli-bükmeli olunca, demir ustacım beğenmedi.
Bende yapılabilirliğini düşünerek, en son bunda karar kıldım.

Ve ilk kez karar kıldığım gibi oldu.
Alkış-tebrikler.

İki ay boynu bükük yatan masa ayağımın üstüne bilumum materyallerdeki tablalar eşlik etti.

Fakat olmadı, bir türlü olduramadık.
Çünkü istediğimiz aslında belliydi.
110 cm çapında bir carrara mermer.
Böyle söyleyince iyi güzel de, mermercinin hesap makinesinde çıkan rakamı görünce;
oldu o zaman ben bir evdekilere sorup deyip kaçmak bir oluyordu.

* * * *

Bunca yıllık bloggerlığımı es geçip, tabii ki pes etmeyecektim.
Mermer bize gelmiyorsa, biz ona gideriz dedim ve mermer madenini patlattım.

Şaka şaka.


*120x120 cm boyutlarındaki kare plywood plakayı, ortasına çaktığım çivi yardımıyla 115 cm çapında bir daireye dönüştürdüm.

Tabii ki emektar dekupaj testerem, ip ve keçeli kalem yardımıyla.




*Zımpara makinesi ile yüzeyi zımparaladıktan sonra, 
akrilik boyayı hafif sulandırıp rulo yardımıyla ince bir kat sürdüm.
*Buruşturulmuş kağıt yardımı ile, 3. fotoğraftaki yüzeyi verdim.
*İnce fırça yardımı ile, gelişi güzel siyah çizgiler çizdikten sonra -biten camsil kutusuna su doldurarak- o çizgileri fısfıs yardımıyla dağılmasını sağladım.

*İyice kuruduktan sonra sulandırılmış beyaz akrilik boyayı üstüne döküp, karton yardımıyla dağıttım.

*Yat verniği sürerek işlemi tamamladım.


*NOT: Yat verniği sürdükten sonra yer yer bazı yerler sarımtırak oldu.
Bunu bilerek uyguladım. Oluşan sarımtırak alanlar daha doğal bir görünüm kattı.

-Acemi şansı mode on.-

Yemek masası olacağı için de, oldukça sağlam oldu.

(Fakat dümdüz beyaz bir alana sürülecekse ben yat verniğini tavsiye etmeyebilirim.)


* * * * * *

Daha önce yenilediğim sandalyeleri görmeyenler bu postu ziyaret edebilirler.


* * * * * *

Yemek masası ve üç adet sandalyeyi tamamladıktan sonra;

aklımda köşe için bir kaç eksiğim vardı.

-Sarkıt lamba,
-Puf/bank,
-Sarmaşık çiçekler,
-Yapay hayvan postu.



Bank olarak daha önce yaptığım endüstriyel sehpayı üzerine post sererek kullandım.
Yani hayal etseydim bu kadar olmazdı herhalde.
Bir anda her şey domino taşı gibi oldu. Her şey yerine oturdu.
Güzel enerjiler üzerimde sanırım?



Aliexpress'ten aldığım sarkıt aydınlatmaları ve iki sene önce evi ilk aldığımızda satın aldığım Tom Dixon kardeşleri, masaya göre uyarlayarak yeniden monte ettim.

Sarmaşıklar ile şenlenen ışıl ışıl bir alan oldu.








Masa serüvenimdeki edinimlerime göre;

*Bu tarz masalar için ahşap yerine plywood kullanmak daha mantıklı.
Çünkü plywood sıkılaştırılmış bir sanayi ürünü.

*Daha ağır ve sert olduğu için keserken zorlandım. Ancak sağlamlığı ise mutlu edici noktaydı.

*Zımpara kullanmamın nedeni ise, bendeki plywood plakanın üzerindeki kaplamaydı.

*Yat verniği sürüldükten sonra iki-üç gün açık alanda kurumasını beklemek, koku ve sağlık açısından en uygunu.

Bu proje ile aklıma gelen noktalar şimdilik bu kadar.

Benim tamamlama sürem yaklaşık bir haftaydı.

* * * *

Umarım bu projeyi yapan olduğu kadar, kaynak belirten de olur. :)
Çünkü sizin emeğinizin başkalarının fikriymiş gibi lanse edilmesi hoş olmuyor. 

* * * *

Herkese güzel bir hafta dilerim!


instagram : ifyouwanttobeall
Read More
Ifyouwanttobeall. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Follow by Email

© 2011 IF YOU WANT TO BE, AllRightsReserved | Designed by ScreenWritersArena

Distributed by: free blogger templates 3d free download blog templates xml | lifehacker best vpn best vpn hong kong