21 Ağustos 2014 Perşembe

HOMEMADE STAR & OUR KİTCHEN TABLE / EV YAPIMI YILDIZ & BİZİM MUTFAK MASASI


Özellikle yeni yıl dekorasyonlarında, her bir tarafta gördüğümüz bu yıldızlar, dün aklıma düştü.
Bende hazır düşmüşken, yabana atmayayım dedim. :)

Aslında aklımda nasıl yapılacağına ilişkin gelişigüzel fikirler vardı, amma ve lakin
daha kolay bir yöntemi vardır diye, google amcaya danışıverdim.

Oda sağ olsun yine boş çevirmedi beni,
kaynağa ulaşmak için tık tık.



Ben hemen hemen her desenden çıktı aldım, her biri 5 tane olacak şekilde.
Çıktı aldıktan sonra da verdiğim kaynaktan farklı olarak, yapıştırıcı ile kartona sabitledim daha kalın olması açısından.


Şuan kendisi mutfak masasının duvarında "tek" olmanın gururunu yaşıyor, hemde tam bir star havasında. :)

Kasnaklardan daha önce "annemin çiçekleri" adlı postum da bahsetmiştim.




Bu IKEA Foto sarkıtları sanırım 2-3 ay önce aldım.
Şimdi neden bu kadar bekledin diyeceksiniz?
Haklısınız.
Ancak, öncelikle aydınlatma için elektrik bağlantı tesisatının değişmesi gerekiyordu. Birde masa üstü lambaları, nispeten alçak olacağı için;
Acaba ışığı çok keser mi?
Mutfak aydınlanır mı?
Tezgah için nasıl bir aydınlatma kullansam?
Soruları döndü-dolaştı.
Sonra, tesisatı değiştirmedim. Sadece iki kanca ile hallederek,
 "Bizim İskandinavlardan neyiniz eksik canımm!" diye yaftaladım.
Ki zaten öyle karanlık filanda olmadı, ben fotoğraf çekerken
masayı odakladığım için, üst taraf daha koyu görünüyor fotoğraflarda.




Bu ara şu masanın üstü pek boş durmuyor, açıkçası çokta şikayetçi değilim.
Çünkü sabah işe gitmek için kalkınca, kahve eşliğinde iki-üç tanesi iyi gidiyor. :)




Instagram'dan takip edenler bu fotoğrafı bilirler zaten.
:)



Tezgah içinde yine IKEA'dan spot aldım, ancak henüz monte edemedim.
Bir ara onuda halledip fotoğraflarım.

Herkese mutlu hafta sonları dilerim!

Sevgilerimle...



Read More

15 Ağustos 2014 Cuma

HOMEMADE WALL CLOCK 2 / EV YAPIMI DUVAR SAATİ 2


Okuyanlar bilir daha önce yaptığım duvar saatinde de bahsetmiştim.

Ablamın evine de bir tane daha yapacağım diye. :)

Hafta sonu yapmayı planlıyordum ama 60*60cm olan plakayı ellerinde olmadıkları için alamadım.

Pazartesi ve salı sınav başvuruları, askerlik tecil işlemleri derken geçti.
Bürokratik işler beni benden alıyor diyebilirim, oradan oraya derken suyum çıktı iki gün :)
Ama 30.09.2016'ya kadar tecilliyim!


Zemini önce iki kat koyu kahve akrilik boya ile boyadım.
Kuruduktan sonra mum sürüp, turkuaz rengine boyadım.
Sonra mezura yardımı ile 12 eşit parçaya böldüm :)

Yer yer zımpara yardımıyla eskittikten sonra,
antik eskitme uyguladım.
Zemin işlemini bitirip rakamları yapmaya başladım derken 12yi yine ters yapmışım. :)

Hayır, diğer saatte de öyle yaptım neden bilmiyorum. :)

İki rakamdan sonra yeni aldığım keçeli kalem bitti, mecburen bıraktım ve ertesi gün
asetat kalemi aldım. Ama nedendir ki zemine bir türlü yazamadım. Sonra gittim bir keçeli kalem daha aldım, denedim yine olmadı.
Aksilikler silsilesi :)


Sonra rakamların içini keserek stencil şablonu oluşturdum ve beyaz akrilik boya ile boyadım.
Ama zemin koyu olduğu için bu hali daha hoşuma gitti.

"Sonra kalemler iyi kide yazmamış." dedim kendi kendime :)



Ardından rakamları ve çizgileri zımpara ile geçerek, rölyef pasta ile desen uyguladım.




Ablama sürpriz olmasını yeğlerdim, ancak oda benim kadar sabırsız olduğu için,
aşama aşama fotoğraflayınca ona da gönderdim. :)

Sonuçtan kanımca onlarda memnun kaldılar...
________________________________________________________________________

Saat maceramı bitirirken ve bu kadar kardeş demişken,
değinmek istediğim bir konu var.

Blogumu açalı 3,5 ay oldu.

"Bir gün, ben yine internette sörf yaparken, daha doğrusu -homemade, diy, do it yourself- diye arattırırken, bir blog keşfettim. Keşif postumda ev yapımı bir orta sehpa idi, önce inanamadım fazlasıyla güzeldi çünkü. Nasıl olur, kesin çok profesyonel biridir derken... Her gün 'gizli gizli' izlediğim bir blog olmuştu artık. Yine bir gün ise ev yapımı masa karşıma çıkmıştı, şaşırmamak elde değildi ama kanıksamıştım artık. Bunlar karı-koca işi biliyordu, her şeyi yapabilirlerdi ve hepside çok güzel olabilirdi.
Masa ile ilgili bir kaç detay öğrenmek için gözümü karartarak mail attım, gözümü karartarak çünkü beni hiç tanımayan birinden emeğinin detaylarını -karşılıksız- paylaşması için mail atmıştım. Tepkisi ne olur detayları verir mi, verirse ne kadarı doğru olur derken...
Beni hiç tanımayan birinden; hayatımın en içten, en cesaretlendirici ve en sıcak yanıtını-yanıtlarını aldım.
Bugün bu blogu açtıysam, paylaşımda bulunuyorsam onun bana karşı olan abla-anne sıcaklığına olan güvenim-dendir."
Herkesinde tahmin ettiği gibi Sevgili Emel Ablam " all good things" in yazarı.

Yani demem o ki 3,5 atan blog serüvenime Sevgili Emel Abla sayesinde başladım.

Uyarı: Bu bir "yalakalık" değil, sadece minnettir.


Efendim mutlu hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!

Herkese çok sevgiler... :)

Read More

12 Ağustos 2014 Salı

HOMEMADE CABLE LAMP / EV YAPIMI KABLO LAMBA





Geçen yine Ikea'daydım, bu raf tutucuları görünce ne zamandır yapmak istediğim ve bir kaç yabancı blogta gördüğüm -loft tarzı- olan kablo lambayı yapmak aklıma geldi.

Kaynak belirtemiyorum çünkü nerede gördüm, tam hatırlamıyorum.

Ama türevlerini görmek için, google amcaya "ekby valter lamp" yazabilirsiniz.
(Hatta ben yazdım direkt bağlantıya da tıklayabilirsiniz. :) )

Şu iç elektrik aksamı sanırım zorlandığım tek konuydu,
çünkü direkt satılan bir yer bulamadım.
Neyse ki mahalledeki elektrikçi amca imdadıma yetişti.


Anlatılacak çok şey olmamasına karşın yaptıklarımdan biraz bahsedecek olursam,

Öncelikle raf tutucularının delik olan kısımlarını kablonun daha rahat geçmesi için genişlettim.



Kablosunu siyah elektrik bandı ile kapladıktan sonra,
 duy kısmını da "kendir ipi" ile sardım.

En son ki aşama ise duvara montajı,
işte bu kadar basit.





Benden şimdilik bu kadar,

Herkese sevgiler! :)

Mutlu haftalarınız-haftalarımız olsun.


Read More

7 Ağustos 2014 Perşembe

MAKEOVER ...... / ...... YENİLEME



Bu kez neyi yenilediğimi bilmiyorum...

Amma ve-lakin içimizden geleni yapıp, paylaşıyorsak...

Bugünde benim içimden gelen budur!




Hangi hayat benim bilmiyorum.

O kadar fazla ki yaşadığım hayatlar.
Hangisinde tamamiyle benim yine bilmiyorum.
Bilmediğim o kadar çok şeyin yanında,
Bildiklerim daha çok canımı acıtıyor.
Ne olmadığımı, ne olamadığımı biliyorum mesela...
Bilmeyince daha bir hoş geliyor sanki her şey.
Hayallerimi bilemediklerime sığdırabiliyorum.
Ama bildiklerim o kadar keskin ki.
Nereye oturtsam uymuyor.
Geçen yine biliyorum...
Fahişeliğin mesela,
Sadece bedeni satmakla olmadığını,
Aslında keşke bazen satılan sadece beden olsaydı diyorum.
O zaman bildiklerim, o kadar daha iyi olabilirdi ki.
Öyle bir hezeyan telaşesi var ki ruhumda,
Hiç kimse beni bilmiyor.
Ben diyeyim beş, sen de on kişi ruhumda.
Hiç bir yerde ben, ben değilim.
Teke indirmeye çalışıyorum ruhumu,
Olmuyor.
Karaya boyuyorum gözlerimi,
Ama kalbimin karası yine de gitmiyor.
Bazen tek bir kare yetiyor,
Yeniden bitirmeye, bitmeye...
Başa dönüyorum,
Bu kez gücüm kalmamış.
Yardım istiyorum, bulamıyorum.
Sıkıştım diyorum, anlatamıyorum.
En sevdiklerin en uzak geliyor bazen.
Seni en anlayanlarsa en ırak.
Bu kez bende çok uzağım...
Kendime değil.
Kendimi bilmiyorum ki?
Hangisi gerçekten kendim.
Ben bilmiyorum.
Bilemiyorum.
Bildirmiyorlar.
Bahaneler çok, normlar çoktan çizilmiş.
Yok hayır çizen ben değilim.
Çizildiğinde ben yoktum ki.
Görülmemişim.
Şimdi de öyle...


Ne kadar farklılaştırırsak o kadar bölünürüz...

Ayrıştırmamak dileği ile...
Read More

6 Ağustos 2014 Çarşamba

IKEA MALMA MIRROR MAKEOVER / IKEA MALMA AYNA YENİLEME




Biz neredeyse yılın 6 ayı balkondayız!

Salonmuş, oturma odasıymış filan hikaye yani. :)

Bursa'da ki yeni yapılan evlerin çoğunun balkonu büyük. Bizim bulunduğumuz semtte nispeten daha yeni-yapılaşma olduğu için, büyük balkonlu ev kategorisine sahibiz.
Ha büyük derken öyle devasa bir şey değil efendim :)

Öyle minimal bir üçlü koltuk ve iki adet berjeri balkonun geniş tarafını kapsarken, daralan kısımda da 
açılan-kapanan bir masamız ve üç adet sandalyemiz var.

'Cam balkon' nimetinden yararlandığımız balkon adeta bir -oturma odası- minvalinde.
Bazen anneme takılıyorum.
"Hiiç başka odaya gerek yokmuş, insan bu küçücük yerde de yaşayabilirmiş." diye :)

Çünkü en çok o seviyor balkonda oturmayı. Hem etrafta kirlenmemiş oluyor. Ne güzel değil mi? 

Diğer balkon ise oturma odasında o açık olan tek balkon... Orası ise annemin çiçeklerinin yuvası. İlerleyen zamanlarda oraya da bir şeyler düşünüyorum. Şimdi yerde minderler var sabahları çok güzel oluyor. 

ve en sonuncu balkon ise benim odamda...

Odanın yarısı ardiye, yarısı da benim çalışma atölyem.

Ne balkon muhabbeti yaptım! :) 

Daha fazla çene yapmadan başlayayım anlatmaya...



Burası önceki hali, duvarda bulunan film şeridindeki resimler benim şirin yeğenime ait!

Şuan 3,5 yaşında oldu cimcime...


Önce hepsini Cadence akrilik boya ile koyu kahveye boyadım.

Ardından mum sürüp, iki kat daha oluşturduğum renkler ile boyadım.

Zımpara ile yer yer eskittikten sonra,



Stencil şablonu yardımıyla rölyef pasta ile desen çıkardım.

Bir yerlerde kullanmayı nicedir istediğim, şu rölyef pastayı ilk sevgili toprak ve ahşap'ta görmüştüm...

Ona da buradan teşekkürlerimi gönderiyorum!




Blog dünyasının en iyi yanı da bu, "paylaşarak çoğalmak" yoksa nereden bilsin Ersin rölyef pastayı :)

Haftanın tam ortasından herkese sevgiler!

Daha fazla paylaşmak dileği ile...
Read More
Ifyouwanttobeall. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Follow by Email

© 2011 IFYOUWANTTOBEALL - ERSİN DOĞAN , AllRightsReserved | Designed by ScreenWritersArena

Distributed by: free blogger templates 3d free download blog templates xml | lifehacker best vpn best vpn hong kong